3/6/2008 ·

BATI’NIN VE KİLİSENİN VAHŞETİ

 

Antikçağ Ve Ortaçağ

Antikçağ ve ortaçağda Hıristiyanlığı yaymak için birçok millet göç etmeye zorlanmış, işkencelere maruz kalmış ve tarihten silinmiştir.

Montsegur:

image0016.jpg

Engizisyon

Katolik kilisesi 10 milyon insanı katletmiş ve sayısız kişiye de işkence uygulamıştır.

1209 yılında Beziers´in fethedilmesiyle 22 bin kişi öldürülmüş ve 1244 yılında 215 kişi toplu olarak yakılmıştır.

image0022.jpg

İspanyol Torquemeda 10 bin kişiyi yakarak öldürtmüş ve 100 bin kişiyi de kürek mahkumiyetine çarptırmıştır.

Engizisyonun baş figuranlarından Pedro Arbuen´e, Papa IV. Pius tarafından “yücelik” ünvanı verilmiştir.

image0031.jpg

Haçlı Seferleri

Haçlı seferlerinde 1096 - 1291 yılları arasında yazar Hans Wollschäger´e göre 22 milyon insan hayatını kaybetmiştir.

image0042.jpg

1099 yılında Kudüs´ün feth edilmesiyle 70 bin Müslüman ve Yahudi katledilmiştir.

image0052.jpg

Papa III. İnnozenz

image0061.jpg

İnnozenz 4. haçlı seferini baslatmış, 1202´de Zara´yı ve 1204´de Konstantinopel´i (İstanbul) yağmalatmış ve kendi mezhepleri arasındaki ayrılıkları körüklemiştir.

image0071.jpg

İspanyollar 1391 yılında 50 bin yahudiyi öldürmüştür ve 1492 yılında ise 50 bin yahudinin zorla dinleri değiştirilmiş geriye kalan 100 bin ile 200 bin arasında yahudi göçe zorlanmıştır.

Ve yine 1615 yılında ispanyollar zulüm ve baskılarına rağmen dinlerinde kalan sayıları 300 bin ile 3 milyon arasında tahmin edilen Müslümanları göçe zorlayarak köklerini İspanya´dan kazımıştır.

Adolf Hitler

“Ben, kilisenin 1500 senedir yaptığını daha derinden yapıyorum”

image008.jpg

Papa XII. Pius

“Liderin (Hitler) kazanmasından daha çok istediğim birşey yok”

Konrad Gröber´den Papa´ya (1944)

“Nazi´lerin yeni dünya bakışında bazı iyi şeyleri yanlış anlıyoruz. Ama yakından baktığımızda olayın Hıristiyanlığın bir kopyası olduğunu görüyoruz.”

Yahudi Katliamları

1348-1350 yılları arasında Almanya´da 300 yahudi yerleşim bölgesi tarihten silinmiş ve Yahudiler veba salgını için sorumlu tutulmuştur.

image009.jpg

Amerika

image010.jpg

Amerika´nin keşfinin ilk 50 yılında katolik ispanyollar 1 milyon yerlinin katliam, kölelik ve enfeksiyonel hastalıklardan dolayı ölümüne sebep olmuştur. Ve daha sonra ki 150 yıl içinde 100 milyon insan yani yerli halkın 90% haritadan silinmiştir.

Yerlilerin ellerini ve burunlarını kesip köpeklere yem etmişler:
image011.jpg

(solda) Kurbanlarını 13 lü guruplar halinde asmalarının sebebi: 12 Havari + 1 Hz. Isa (a.s.):
image012.jpg
(sağda) Köle ticareti:

Diri diri köpeklere yem edilen insanlar:

image013.jpg

Paris 1572: “Bartholomäus-Gecesi” 3000-5000 kişi

öldürülmüştü:

image014.jpg

Köle Ticareti

Fransa´nın ulusu Martin von Tours´un 20 bin kölesi olduğu bildirilmekte.

Amerika´nın keşfinden 19. yüzyıla kadar 13 milyon Afrikalı köleleştirilip Amerika´ya götürülmüştür.

(solda) Baş kaldırdığı için kızgın güneş altında yavaş yavaş pişirilen bir köle:
image015.jpg
(sağda) Sorgulanan bir kadın:

Cadı Katliamları

Olayların başlamasına 1488 yılında papalığın onayıyla yazılan “Der Hexenhammer” isimli kitap sebep olmuştur.

Diri diri yakılan bir kadın:

image016.jpg

18. Yüzyılın sonuna kadar çoğunluğu kadın ve içinde çocukların da bulunduğu 40 bin ile 100 bin arasında insan yakılarak ve çeşitli metotlarla katledilmiştir.

Gericilik

image017.jpg

1633 yılında meşhur bilim adamı Galileo Galilei dünyanın güneşin etrafında döndüğünü savunduğu için, engizisyon mahkemelerince suçlu bulunmuş ve hapsedilmiştir.

Kadınlar

image018.jpg

“Kadın alçak bir yaratıktır,…” Augustinus (354-430)

“Bir kadın gördüğün zaman o şeytandır, bir çeşit cehennemdir” Papa II. Pius (1405-1464)

“Kadınların en büyük şerefleri erkekleri doğurmalarıdır” Martin Luther

Hırvatistan

1941-1943 yılları arasında katolik Hırvatistan´da 750 bin Sırp katledilmiştir.

Papa XII. Pius Hitler´in askerleri için: “Onlar yemin ettiler, onlar itaat etmeliler”

Özürlüler

Nazi Almanya´sında: “Özürlüler yaratana geri verilmeli” anlayışıyla, kiliseye ait tesislerde, birçok özürlü ve ruh hastası insan katledilmiştir.

“Acıma İnfazı”nın Gri minibüsleri:
image019.jpg

Cinsel Taciz Ve Tecavüzler

Birçok kez medyaya da yansıyan cinsel taciz ve tecavüz vakalarının örnekleri sayılamayacak kadar çoktur. Olayın boyutları hayvanlarla bile ilişkiye girmelerine kadar varmıştır.

Hayvanlar

Her yıl çoğu ölümle sonuçlanan deneylerde Almanya´da 150 milyon, dünyada 800 milyon hayvan kullanılmaktadır. Ve yine yılda 250 milyon hayvan kötü şartlar altında transport edilmektedir. AB üyesi ülkelerin vatandaşlarının ödediği vergilerden 350 Alman Markı, bu transportlara teşvik primi olarak kesilmektedir.

Teşvik Primleri

Almanya´da senelik kiliselere verilen para 14-15 Milyar Euro civarındadır.

image020.jpg

Almanya´da kiliseye ödenen vergi ve primlerin listesi (almanca):

image021.jpg

Ruanda

1994 yılında kilisenin gözleri önünde ve kısmen yardım ve teşvikleriyle 800 bin kişi katledilmiştir.

image022.jpg

Elbette gerek kilisenin gerekse batının diğer ideolojilerine bağlı katliam, zulüm, bozgunculuk ve sömürü yukarıda ki tarihi gerçeklerle sınırlı değildir. Örnek olarak 1. ve 2. dünya savaşları, komünizm vs. zikredilebilir. Batının temelinde tahrif edilmiş, sayısız kez insanların hevalarına göre reforme edilmiş bir din ve o dine tepkiden doğan nice ideolojiler vardır. Dün (1000 sene önce) kutsal toprakları şeytan Müslümanlardan kurtarmak için haçlı seferleri düzenleyen vahşi batı, bugün terörizm ile mücadele ismi altında bunu devam ettirmektedir. Dün ismi “Kutsal Savaş”tı bugün “Demokrasi”. İsimler ve vasıtalardan başka değişen bir şey yok. Tarih tekerrürden ibarettir, yada M. Akif Ersoy merhumun dediği gibi:

“Hiç ibret alınsaydı tekerrür eder miydi?”

Kaynaklar: TARİHİ BAKIŞ

www.kirchenopfer.de

Yorum (yok) Yorum yaz!

8/3/2008 · Kategori: BIZDEN

SENSİN ŞEREFSİZ

Asılardır ahlakı, ilmi ve cesareti ile  diğer milletlere örnek olmuş  secdeyi ancak Allah’a yapmış bir millet. Onun adı Türk! Bu millete mensup olmak büyük bir gurur bu milletin milliyetçiliğini yapmak ise daha şeref verici bir duygudur çünkü bu bayrağın taşıyıcıları alemlerin tek hakimi yüce Allah’ın yoluna hizmet etmişlerdir  .

 

 

 

“Türk milliyetçiliği!” bu mükemmel bayrak  Ülkücüler tarafından yıllardır taşınmaktadır. Dedik ya bu yüce bayrağı taşımak bir şereftir . Yazımın başında belirttiğim gibi bu şeref Allah rızasından kaynaklamaktadır. İşte tam bu noktada “türk milliyetçiliği” davası sadece türk milletine ait olmaktan çıkıp evrensellik kazanmaktadır. Bu evrensellik biyolojik olarak farklı soydan  olan insanların da bu davayı sahiplenmesine sebep olmuştur.

 

 

 

Ne mutludur ki dünya üzerinde başka soylarında kabul ettiği  insancıl bir milliyetçi anlayışa sahibiz derken maalesef beyin ve ruh olarak kendini tamamlayamamış sapık kişilikler ortaya çıkmıştır. Bu sapkınlar  öz Türk Milliyetçiliğini mussolinin, hitlerin darwin temelli inançsız acımasız barbar ırkçılık anlayışı ile karıştırarak asırlardır Allah’ ın elçisi Muhammed Mustafa (sav) in izinde yürüyen yüce Türk Milletini insanlıktan ve İslam dünyasından uzaklaştırmaya çalışmaktadırlar.

 

 

 

Bu darwin milliyetçileri, farklı soydan olmasına rağmen “Türk”  ismiyle adlandırılmayı gurur sayacağını bildirerek yanlarına yaklaşan   insanlara “ şerefsiz” diyerek karşılık vermektedir. Bu aşağılık grup yüzünden insanlar türk milliyetçilerini yanlış tanıyarak düşmanlaşmaktadır. Türk milliyetçiliğin gerçek sahibi Ülkücüler ise  bugüne kadar hiçbir zaman biyolojik ırkçılık yapmamıştır . Yanına yaklaşanları saflarına katılmak isteyenleri “şerefsizlikle” suçlayıp dışlamamış aksine meclisine dahil edip ön saflarına kadar ilerletmiştir.

 

 

 

Bugün ülkemizde milliyetçilik üst seviyeye çıkmıştır. Üst seviyeye çıkmıştır fakat bu milliyetçilik bilgisiz sadece duygulara dayanan bir milliyetçiliktir. Darwin milliyetçileri bu cahil milliyetçiliği değerlendirerek ırkçı bölücü yıkıcı milliyetçilik anlayışını türk milletine benimsetmeye çalışmaktadır. Böyle bir milliyetçilik anlayışı milletimiz için en az  komunizm kadar tehlikeli bir anlayıştır.

 

 

 

 İslamın ordusu mücahid ruhlu bozkurtlar küfrün  kaleleri olan komunizme ve emperyalizme karşı verdiği mücadeleyi ırkçı, faşist anlayışa karşıda verecektir. Başbuğ Türkeş’ in önderliğinde yıllarca taşıdıkları hilalli bozkurtlu bayrağı Allah’ ın zaferle müjdelediği en son İslam komutanı gelene kadar taşımaya devam edeceklerdir.

 

 

 

“TANRI DAĞI KADAR TÜRK

HİRA DAĞI KADAR MÜSLÜMANIZ”

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

4/3/2008 · Kategori: BIZDEN

TÜM İLAHSIZLARA KARŞI MÜCADELEMİZ SON DAMLA KANA KADARDIR

UNUTMAYACAĞIZ

 

İNTİKAM ALACAĞIZ BU KANDAN BESLENEN ALLAH'SIZ HÜKÜMDARLARDAN DA

ALLAH' SIZ PİYONLARDAN DA

 

LA İLAHE İLLALLAH

 

ŞEHİTLERİN KANI KİMSENİN

ÜNİFORMASINDA KALMAZ

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

25/2/2008 ·

Sadece biz değil herkes hata yapar

 

kendimizi küçük görmekten vazgeçelim.


 

 

 

 

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

17/2/2008 · Kategori: ISLAM

Küpeliler Yeşil Sarık Alıyorlar

Ankara'daki Hacı Bayram Esnafı; "Bugüne kadar görmediğimiz açık-saçık kadınlar, uzun saçlı ve kulağı küpeli gençler gelip, çarşaf, sarık ve cübbe almaya başladılar... 
 
Biz bir provokasyon olmasından endişeliyiz... Emniyet yetkilileri ilgilenirse, kendilerine bilgi veririz" dediler. Başörtüsü serbestisinin Meclis gündemine geldiği günden itibaren çarşaf, sarma sarık ve cüppe satışlarının hiç olmadığı kadar arttığına dikkat çeken Hacı Bayram esnafı, provokasyon kaygısı taşıyor.

Kısmen de olsa üniversitelere özgürlük getiren Anayasa değişikliğini provoke etmek isteyen birtakım çevreler, düğmeye bastı. 28 Şubat öncesi sahnelenen tiyatro oyunlarına karşı hac, umre ve tesettür kıyafetleri satan Hacı Bayram esnafı uyardı. Son günlerde son derece açık-saçık kıyafetli kadınların ve uzun saçlı kulağı küpeli gençlerin çarşaf, sarma sarık ve cüppe almak için çarşıya akın ettiklerini vurgulayan esnaf, “Kaygılıyız... Hiç pazarlık yapmadan, beden belirtmeden, hatta almamaları için uçuk fiyatlar söylememize rağmen çarşımıza açık-saçık kadınlar ve satanist tipli gençler gelip çarşaf, sarma sarık ve cüppe alıyorlar. Bu insanların provokatif bir eylem hazırlığında olduklarından şüphemiz var. Güvenlik güçlerini dikkatli olmaya davet ediyoruz. Biz müşterimizin profilini iyi biliriz. Bunlar provokatif” diye uyarıda bulundular.

KARTELİN DÜZMECELERİ
Hacı Bayram esnafı, kartel medyasının “erkek muhabirlere” çarşaf giydirip kayak yaptırdığının ve “İran Usulü Kayak” başlıklı manşetler attığının da bilindiğini hatırlatarak, “Bu çevrelerden her şey beklenir. Endişemiz, özellikle üniversite kapılarında sergilenecek benzeri provokasyonlarla yasaklara zemin hazırlamak istenebileceğidir. Allahaşkına aldanmayalım, provokasyonlara gelmeyelim” dediler.
Yıllardır Hacı Bayram’da tesettür kıyafetleri satan Elif Ticaret’in sahibi Cemal Bilezikçi, müşteri profillerinin standart olduğunu, ancak son iki haftadır hizmet verdikleri tüketicilerin farklılıkları bulunduğunu kaydetti. Müşteriler ile aralarında ilginç diyalogların da yaşandığını ifade eden Bilezikçi şunları söyledi:

“Son günlerde çarşaf ile uzaktan yakından alâkası olmayan insanlar dükkânımıza gelir olurdu. Dükkânımıza gelenlerin ortak özellikleri ise, Müslüman kadının profilinden çok uzak oluşu... Bu kadınlar çarşafları ne modellerini ne de bedenlerini sormadan ve kontrol etmeden almak istiyorlar. Bırakın pazarlığı, almamaları için yüksek bedeller söylesek bile yangından mal kaçırırcasına alıp gidiyorlar.”

“NE PAZARLIK YAPTI NE DE BEDENİNE BAKTI, ALDI KAÇTI”
Bazı müşteriler ile aralarında yaşadıkları diyalogları da anlatan Bilezikçi, şunları söyledi: “Önceki gün üzerinde kot pantolon ve yüzünde çok fazla makyaj olan bir kadın geldi. Çarşaf istedi. Beden söylemek yok, kumaşa bakmak yok. Adetten olan pazarlık yapmak bile yok... Kendisine çarşafı neden almak istediğini sordum. Sinirlendi. ‘Kızıma alıyorum... Boğaziçi Üniversitesi’ne artık böyle girmeleri gerekiyormuş’ şeklinde alaylı bir cevap verdi. İlk çıkardığım çarşafı aldı arkasına bile bakmadan çekti gitti. Bir saat sonra ise 2 genç kız geldi. Son derece açık giyimlilerdi. Çok rahat tavır içindeydiler. Birbirleri ile dalga geçip duruyorlardı. Ürünlerimize bakıp gülüyorlardı. ‘Buyurun’ kızım dedim. ‘Çarşaf istiyoruz’ dediler. ‘Ne yapacaksınız çarşafı’ diye sordum. Güldüler, ‘Babaannemiz hac’dan geldi, ona alacağız’ cevabını verdiler. ‘Kızım babaanne olmadan nasıl çarşaf alacaksınız?’ dediğimde ise ‘Ya siz verin, biz uydururuz’ dediler. İyice şüphelenmiştim. Sormadan geçemedim. ‘Kızım siz provokatif olmayasınız?’ diye sordum. Kızlar, iyice gülmeye başladı. ‘Siz sormayın verin biz alıp gidelim’ diyerek, raftan indirdiğimiz ilk çarşafı kapıp gittiler.”

“SATANİST TİPLİLER SARIK ALIR OLDU”
Bunların yanı sıra satanist kıyafetli ve kulağında küpeli gençlerin de gelip özellikle sarma sarık ve cüppe aldıklarını vurgulayan Bilezikçi, “Daha önce böyle olaylar ile karşılaşmazdık. Ciddi kaygılarımız var. Hükümet başörtüsü konusunda adım attıktan hemen sonra bu tipler çarşımıza akın ettiler. İnanın kafamız karışık. Güvenlik güçlerini dikkatli olmaya çağırıyoruz” dedi.

“YEŞİL SARMA SARIK SORUYORLAR”
Temizkök Ticaret’in sahibi Halit Temizkök ise, özellikle sarma yeşil sarık satışında bir kıpırdanma olduğuna dikkat çekerek, “Çok ilginç... Genç çocuklar geliyor. Düşünün top sakallı ve kılık kıyafeti son derece entel... Ama cüppe ve sarma sarık istiyor. Beyaz sarma sarık verdiğimizde ise ‘yeşili yok mu?’ diye soruyorlar. Bu insanların bir planı olduğu kesin. Güvenlik güçlerimiz çok dikkatli olmalı. Bizler merak içersindeyiz. Herkes uyanık olmak zorunda...” diye uyardı.

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »